(VİYANA) HJ – Avusturya’da yapılan güncel bir kamuoyu araştırması, sosyal medya kullanımına yasal yaş sınırı getirilmesine güçlü destek olduğunu ortaya koydu. Marketagent tarafından 1.000 kişiyle gerçekleştirilen ankete göre katılımcıların yüzde 90’ı sosyal medya için yasal bir asgari yaş uygulamasını destekliyor. Ankete katılanlar, ideal yaş sınırının ortalama 15 olması gerektiğini belirtti. Avusturya’da fiilen 14 yaş sınırı bulunuyor.
Araştırmaya göre toplumun önemli bir bölümü sosyal medyayı gençler için riskli görüyor. Katılımcıların yüzde 80’i platformları tehlikeli bulurken, yalnızca beşte bire yakın bir kesim güvenli olduğunu düşünüyor.
Endişeler ağır basıyor
Ankette sosyal medyanın olumlu yönleri de soruldu. Katılımcıların yüzde 40’ı bilgiye ve eğitime kolay erişimi en büyük avantaj olarak gösterdi. Sosyal bağlantı ve iletişim imkanı ile ortak ilgi alanları üzerinden etkileşim yüzde 38’er oranında dile getirildi. Yüzde 36 ise dijital becerilerin erken yaşta gelişmesini olumlu bir unsur olarak değerlendirdi.
Buna karşılık riskler çok daha yüksek oranlarda ifade edildi. Katılımcıların yüzde 72’si cinsel taciz ihtimalinden, yüzde 71’i cinsel içeriklerden, siber zorbalıktan ve aşırı kullanımdan endişe duyduğunu belirtti. Şiddet içerikleri yüzde 67, aşırılıkçı içerikler yüzde 66, yanlış bilgi yüzde 65 ve psikolojik baskı yüzde 61 oranında tehlike olarak görüldü.
Sorumluluk en çok ebeveynlerde görülüyor
Marketagent Kurucusu ve Genel Müdürü Thomas Schwabl, sonuçların toplumda daha fazla koruma ve net kurallar talebinin güçlendiğini gösterdiğini belirtti. Schwabl, sosyal medyanın gençler için gerçek riskler barındırdığına yönelik geniş bir toplumsal uzlaşı oluştuğunu ifade etti.
Yaş sınırının uygulanmasında sorumluluğun kimde olması gerektiği sorusuna ise katılımcıların yüzde 38’i ebeveynler yanıtını verdi. Yüzde 32 platformları, yüzde 19 ise devleti sorumlu gördü. Ayrıca katılımcıların yüzde 62’si sosyal medya platformlarının kullanıcıların yaşını güvenilir şekilde doğrulayamayacağını düşünüyor. Bu da teknik denetim mekanizmalarına duyulan güvenin sınırlı olduğunu ortaya koyuyor.