> ## Content Index
> Fetch the complete content index at: https://haberjournal.at/llms.txt
> Use this file to discover other available public pages before exploring further.

# Prof. Lohlker: "Gerçek sorunlara çözüm bulamayan siyasetçiler İslam'ı vitrine koyuyor"
- URL: https://haberjournal.at/prof-lohlker-gercek-sorunlara-cozum-bulamayan-siyasetciler-islami-vitrine-koyuyor/
- Published: 2026-09-05T07:47:24.000Z
- Updated: 2026-09-05T07:47:24.000Z
- Description: İslam Bilimleri Profesörü Rüdiger Lohlker, "siyasal İslam" kavramının birbirinden farklı olguları tanımlamak için kullanıldığını belirterek bunu yasaklama önerisini eleştirdi. Lohlker, İslam'ın hangi noktada "siyasal İslam"a dönüştüğünün açıklığa kavuşturulmadığını savundu.
- Author: HABERJOURNAL
- Tags: Gündem

(VİYANA) HJ - Viyana Üniversitesi Filoloji ve Kültür Bilimleri Fakültesi emekli İslam Bilimleri Prof. Dr. **Rüdiger Lohlker**, siyasi sınıfın bazı kesimlerinin gerçek sorunlara çözüm bulamadığı dönemlerde İslam'ın yeniden gündeme getirildiğini ve tercihen "siyasal İslam" biçimiyle bir canavar gibi vitrine konulduğunu savundu.

[Der Standard](https://www.derstandard.at/story/3000000338444/politischer-islam-das-immer-wieder-beschworene-ungeheuer?ref=haberjournal.at) için kaleme aldığı konuk yorumda Lohlker, hızlı biçimde oluşturulan bu düşman imgesinin meselenin gerçekte ne kadar karmaşık olduğunu örttüğünü ve ciddi bir tartışmanın önünü kestiğini belirtti.

Yazısına, bu tartışmalar karşısında insanı zaman zaman ölçüsüz bir bıkkınlığın sardığını ifade ederek başlayan Lohlker, "siyasal İslam" başlığının yeniden gündeme getirildiğine dikkat çekti. 

**"Bilimsel açıdan sorulması gereken ilk sorunun, sürekli çağrılan bu "canavarın" gerçekte ne olduğu sorusudur"** diyen Lohlker, "İslam" adı altında homojen bir bütün bulunduğu varsayımının kolaylıkla çürütülebileceğini savundu.

Akademisyen, aynı değerlendirmenin, ülke içinde bir düşman ilan edilmesine ilişkin Carl Schmittçi yaklaşıma hizmet edebildiği her durumda yeniden gündeme getirilen "siyasal İslam" kurgusu için çok daha güçlü biçimde geçerli olduğunu belirtti.

Kavramın bir tarafta "İslam", diğer tarafta ise "siyasal İslam" bulunduğunu ima ettiğini kaydeden Lohlker, birinin hangi anda diğerine dönüştüğünün tanımlanmadığına dikkat çekti. 

"Siyasal İslam"a karşı "liberal İslam"ın panzehir olarak önerilmesinin kendisinde buruk bir mizah duygusu uyandırdığını belirten Lohlker, bu yaklaşımda liberalizmin bir anda siyaset dışı bir olguya dönüştürüldüğünü ifade etti. Bunun üzerine siyaset biliminin konuşabileceğini, hatta gülebileceğini savundu.

### Kavramın dört farklı kullanımı

"Siyasal İslam" ifadesinin tek ve değişmez bir anlama sahip olmadığını belirten Lohlker, kavramın dört farklı kullanım ve anlaşılma biçimini şöyle sıraladı:

1. **Siyasi ve medyatik mücadele kavramı:** Lohlker'e göre ifade, en azından polisiye yöntemlerle mücadele edilmesi gereken bir tehdidin varlığına ilişkin algı oluşturmayı amaçlayan siyasi ve medyatik bir mücadele kavramı olarak kullanılabiliyor. Bu yaklaşımda, bir biçimde "yabancı" kabul edilen kişilerin ve grupların mevcut toplumu, yani Hristiyan, Hristiyan-Yahudi ya da tercihe göre Hristiyan-Yahudi-Aydınlanmacı Batı'yı veya Avrupa'yı tehdit ettiği varsayılıyor. Avrupa'nın Doğu tarafından, özellikle de Müslümanlar aracılığıyla tehdit edildiği düşüncesinin bu söyleme eşlik ettiğini kaydeden akademisyen, Haçlı Seferleri, Viyana kuşatması, sömürgesizleşme, Avrupa merkezli bir fantezi olarak harem, başörtüsü, burka ve helal kesim gibi birbirinden farklı unsurların bu imgeye dahil edildiğini aktardı. Lohlker, böylece düşman ilanı için kolaylıkla bir gerekçe bulunabildiğini savundu.
2. **Arap dünyasındaki rejimlere yönelik tehdit:** Lohlker, kavramın ikinci kullanımının 2010'lu yıllardaki ayaklanmalardan bu yana Arap dünyasındaki mevcut rejimlerin karşı karşıya kaldığı tehditle ilgili olduğunu belirtti. Bu bağlamda özellikle Müslüman Kardeşler'in tehlike olarak tanımlandığını aktaran Lohlker, burada siyasi ve medyatik mücadele kavramından farklı olarak gerçek bir kaygının bulunduğunu kaydetti.
3. **Endonezya'da demokrasiye yönelik tehdit:** Lohlker'in aktardığına göre Endonezya'da 1980'lerden bu yana tartışılan "siyasal İslam", özellikle Arap dünyasından gelen İslami etkinin demokrasiye yönelik tehdidi olarak ele alınıyor. Bu kapsamda Selefilik, Müslüman Kardeşler benzeri yapılar, cihatçılık ve Hizb ut-Tahrir çizgisindeki akımların adı anılıyor. Homojenleştirilmiş bir İslam tasavvurunu benimseyenlerin, dünyanın en büyük İslami kuruluşu Nahdlatul Ulama'nın tutumunu neden görmezden geldiğini soran Lohlker, siyasi alanda da faaliyet gösteren kuruluşun 2023 yılında 100\. yıl dönümü dolayısıyla kabul ettiği bildiriyi örnek gösterdi. Nahdlatul Ulama'nın bu bildiride Birleşmiş Milletler Şartı'nı, insanlığın barışçıl ve uyumlu geleceği için yeni bir fıkhın geliştirilebileceği "mevcut en güçlü temel" olarak nitelendirdiğini aktaran Lohlker, bu yaklaşımın dar bakışlı Avrupa'ya çok uzak kaldığını belirtti.
4. **Bilimsel açıdan savunulabilir kavram:** Lohlker'e göre bilimsel bakımdan kullanılabilir bir tanım, hangi biçimde olursa olsun İslam'ın, siyasi ulus devlet çerçevesinde siyasi faaliyette bulunan kuruluşların, grupların ve kişilerin temel düşünsel dayanağı olarak anlaşılmasıyla kurulabilir. Gerektiğinde bu aktörlerin siyasi açıdan eleştirilebileceğini ve eleştirilmesi gerektiğini belirten Lohlker, bu tür olguların ele alınmasında ceza hukukunun uygun bir araç olmadığını savundu. Buradaki meselenin siyaset olduğunu kaydeden akademisyen, konunun dini siyaset ya da belirli gruplar tarafından yönlendirilen komplolar olarak ele alınmasına karşı çıktı.

### "Ajitatör kaşınmayı tavsiye eder"

Lohlker, "siyasal İslam" kurgusunu, Leo Löwenthal'in Falsche Propheten adlı eserinde 1940'lı yıllarda ABD'deki ajitatörler hakkında kullandığı deri hastalığı benzetmesi üzerinden değerlendirdi. Löwenthal'in benzetmesinde toplumsal rahatsızlık, bundan muzdarip kişide içgüdüsel olarak kaşınma ihtiyacı uyandıran bir deri hastalığına benzetiliyor.

Lohlker'in aktardığı benzetmeye göre hasta, deneyimli bir doktorun tavsiyesine uyarsa kaşınma dürtüsüne teslim olmak yerine uygun bir tedaviyle kaşıntının nedenini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Buna karşılık içgüdüsel kaşınma ihtiyacına boyun eğdiğinde kaşıntı daha da artıyor. Kişinin kendisine zarar verdiği bu akıl dışı davranış belli bir rahatlama sağlasa da aynı zamanda kaşınma ihtiyacını güçlendiriyor ve hastalığın başarıyla tedavi edilmesini engelliyor.

Löwenthal'in bu benzetmeyi "Ajitatör kaşınmayı tavsiye eder." ifadesiyle tamamladığını aktaran Lohlker, "siyasal İslam" tehlikesini sürekli gündeme getirenlerin de bütün güçleriyle kaşınmayı tavsiye ettiğini savundu.

### İslam ne zaman "siyasal İslam" oluyor?

Lohlker, aceleci yasal düzenlemelerle yanıtlanamayacağını belirttiği temel sorunun, İslam'ın ne zaman ve nasıl "siyasal İslam"a dönüştüğü olduğunu kaydetti. Kavramın bir tarafta "İslam", diğer tarafta "siyasal İslam" bulunduğunu ima ettiğini yineleyen akademisyen, birinden diğerine geçiş anının belirlenmediğini vurguladı.

Herhangi bir dine mensup kişilerin siyasi faaliyette bulunmasına izin verilmeyecekse, ilgili dine veya kuruluşa üyeliği gösteren bir kartın bulunması durumunda bu kişilerin seçme ve seçilme haklarının ellerinden alınıp alınmayacağını soran Lohlker, oy kullanan ya da seçimlerde aday olan inananların siyasi faaliyette bulunduğuna dikkat çekti.

Bu kişilerin siyasi tartışmalara her türlü katılımının yasaklanıp yasaklanmayacağını sorgulayan Lohlker, mültecilere yardım, Caritas faaliyetleri, dini gerekçelere dayanan doğa veya hayvanları koruma çalışmaları gibi faaliyetlerin de yasak kapsamına alınıp alınmayacağını gündeme getirdi. Akademisyen ayrıca siyasi olarak nitelendirilebilecek düşünceler üzerine teolojik değerlendirme yapılmasının yasaklanıp yasaklanmayacağını sordu.

İslami ibadetin kamusal alanda yerine getirilmesinin o alanın siyasi olarak sahiplenilmesi anlamına gelip gelmediğini de sorgulayan Lohlker, zorunlu askerlik hizmetini yapanların bir dini ayine katılmasına izin verilip verilmeyeceği sorusunu yöneltti. Bunun Max Weber anlamındaki güç kullanma tekeline dini bir sızma olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini soran akademisyen, böyle bir yaklaşımın yalnızca Müslüman zorunlu askerlik görevlileri için geçerli olup olmayacağını da gündeme taşıdı. Lohlker, Anayasa Mahkemesinin esasen ilgilenmesi gereken başka işleri bulunduğunu belirtti.

### "Halkın sesi" İslam'ın bütünüyle yasaklanmasını istiyor

Lohlker, medya forumlarındaki yorumcuların görünümünde ortaya çıkan "halkın sesi"nin doğrudan İslam dininin bütünüyle yasaklanmasını istemesinin, "siyasal İslam"ın yasaklanmasına yönelik siyasi talebin ne kadar ileri giden "düşünce ifrazatları" doğurabildiğini gösterdiğini savundu.

Bu eleştirisinin, İslam dini üzerinden meşrulaştırılan terörist, dışlayıcı ve otoriter akımların bulunmadığı anlamına gelmediğinin altını çizen Lohlker, bu akımlarla mücadele edilmesi ve bunların engellenmesi gerektiğini belirtti. Buna karşılık, seçmenlerin oyunu kazanmak amacıyla belirli bir gelişme üzerine çıkarılan yasaların hukuk devleti ilkesiyle pek bağdaşmadığını kaydetti.

Avusturya siyasetinin ve uzmanlarının daha önce "Operation Luxor" adlı polis operasyonunda büyük bir başarısızlığa uğradığını belirten Lohlker, bu süreçte parçalanan insan hayatlarının kimsenin umurunda olmadığını ifade etti.