VİYANA (HJ) – Viyana Belediyesi, kentte yaşayan herkes için geçerli temel ilkeleri, toplumsal uyum hedeflerini ve uygulanan politikaların sonuçlarını değerlendirme yöntemlerini belirleyecek yeni bir çerçeve hazırlıyor. Belediye Başkan Yardımcısı ve Uyumdan Sorumlu Belediye Meclisi Üyesi Bettina Emmerling (NEOS), pazartesi günü düzenlediği basın toplantısında, yeni yaklaşımın yalnızca uyum olanaklarını değil, kentte yaşayanlardan beklentileri de açıkça ortaya koyacağını söyledi.
Emmerling, amaçlarının uyum konusunda net bir çerçeve oluşturmak olduğunu belirterek insan onuru, demokrasi, hukuk devleti, eşit haklar ve özgürlüklerin tartışmaya açık olmadığını vurguladı. Antisemitizm, ırkçılık, kadın düşmanlığı ve aşırıcılığın Viyana'da yeri olmadığını ifade etti.
Uyumun tek taraflı bir süreç olmadığını söyleyen Emmerling, kentte yaşayan herkesin birlikte yaşama katkıda bulunması ve belediyenin sunduğu uyum olanaklarından yararlanması gerektiğini belirtti.
Almanca öğrenmek temel yükümlülük olarak görülüyor
Emmerling, özellikle Almanca öğrenmeyi mutlak bir yükümlülük olarak gördüğünü açıkladı. Kentte yeterli sayıda ücretsiz dil öğrenme olanağı bulunduğunu savunan Belediye Başkan Yardımcısı, dil bilgisinin insanların gelecekteki fırsatlarını belirlediğini söyledi.
Yeni uyum yaklaşımının yalnızca kuralları tanımlamakla sınırlı kalmaması, aynı zamanda belediyenin uyum politikasının ne ölçüde sonuç verdiğini ortaya koyması hedefleniyor.
İlk kurallar 2027 başında hazırlanacak
Viyana'nın geliştirdiği uyum çerçevesi üç bölümden oluşacak: Uyum kuralları, uyum yol haritası ve uyum raporu.
İlk aşamada, kentte birlikte yaşamanın ortak ilkelerini belirleyecek bir uyum kuralları metni hazırlanacak. Siyasi destek ve meşruiyet temelinde ortaklaşa geliştirilecek bu metnin 2027 yılının başına kadar tamamlanması planlanıyor. Emmerling, düzenlemeyi kentte birlikte yaşamanın ortak kuralları olarak tanımladı.
İkinci aşamada, bu ilkeler temel alınarak uyum politikasının hedeflerini ve ortak gelecek vizyonunu belirleyen bir yol haritası oluşturulacak. Bunun 2027 yılı sonuna kadar hazır olması öngörülüyor.
Üçüncü aşamada ise belirlenen hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını ve hangi alanlarda sorunların sürdüğünü gösterecek bir uyum raporu hazırlanacak. İlk raporun 2028 yılı sonunda yayımlanması, ardından iki yılda bir hazırlanması planlanıyor.
Güngör: Sorunlar da açıkça konuşulmalı
Çalışmaya bilimsel açıdan sosyolog Kenan Güngör eşlik edecek. Güngör, Viyana'nın uyum politikalarında sıfırdan başlamadığını, kentte onlarca yıldır profesyonel çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.
Buna rağmen toplumdaki huzursuzluğun giderek arttığına dikkat çeken Güngör, asıl sorunun mutlaka yeni önlemler geliştirmek olmadığını söyledi. Mevcut çalışmaların çokluğu nedeniyle genel tablonun görülmesinin zorlaşabildiğini ifade eden sosyolog, hem kurumların kendi içinde hem de kamuoyuna yönelik açık bir strateji oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Güngör'e göre geçmişte uyum süreçlerinin olumsuz yönleri yeterince ele alınmadı. Toplumsal çeşitliliğin yalnızca fırsatlar değil, riskler de barındırdığını belirten Güngör, yeni yaklaşımın ne bütün sorunları görmezden gelmesi ne de mevcut durumu olduğundan kötü göstermesi gerektiğini söyledi.
Federal hükümete sorumluluk çağrısı
Uyum çerçevesini Emmerling ile birlikte tanıtan SPÖ'lü Belediye Meclisi Üyesi Astrid Pany de Viyana'da hâlihazırda yürütülen çalışmalara dikkat çekti. Viyana Şartı'nı örnek gösteren Pany, kentin uyum konusunda sıfırdan başlamadığını ve birlikte yaşamın açık kurallara ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Pany, federal hükümete de sorumluluk çağrısında bulundu. Viyana'nın onlarca yıldır bu alanda sorumluluk üstlendiğini, ancak bir kentin uyumla ilgili görevleri tek başına yerine getiremeyeceğini belirtti.
Federal hükümetten adil dağılım, güvenilir bilgi ve yeterli çerçeve koşulları beklediğini söyleyen Pany, belirlenen dağılım anahtarına uyulmasını ve ikamet zorunluluğunun uygulanmasını da talep etti.