VİYANA (HJ) - Bakan Bauer, İslam Cemaati (IGGÖ) Başkanı Ümit Vural’ın bir gün önce aynı programda yaptığı açıklamalardan “rahatsız” olduğunu söyledi. Bakan, “Avusturya’daki bir din topluluğunun en üst düzey temsilcisi için de yasalarımıza uymak tamamen doğal ve açık olmalıdır” dedi.

Vural, ORF stüdyosunda yeni yasağı eleştirmiş, kız çocuklarının buna rağmen başörtüsü takmakta ısrar etmeleri halinde buna saygı gösterilmesi gerektiğini söylemişti.

Bununla birlikte IGGÖ’nün yasaya uymama çağrılarını “kesinlikle” desteklemediğini de vurgulamıştı.

Bauer: “Yasa yasadır”

Bauer, Vural’ın açıklamalarını ikna edici bulmadığını belirtti. “Yasa yasadır ve herkesin buna uymasını bekliyorum. Bunun kabul edilmesi için televizyonda dakikalar süren bir tartışmaya ihtiyaç duyulması rahatsız edici” dedi.

Bakan ayrıca IGGÖ’nün internet sitesinde yer aldığını söylediği bir bilgiyi de eleştirdi. Sitede, okulların ebeveynler olmadan kız öğrencilerle başörtüsü hakkında konuşamayacağının öne sürüldüğünü belirten Bauer, bunun yanlış olduğunu savundu.

“Bu yanlış ve düzeltilmeli. Özellikle başörtüsü takmaya zorlanan kızlar için okulda yapılan görüşmeler, bunu birine anlatabilmelerinin tek fırsatı olabilir. Onlardan bu fırsatı alan kişi suça ortak olur” ifadelerini kullandı.

“Cezalandırılan kızlar değil, ebeveynler”

Çarşamba akşamı ZiB 2 programında Armin Wolf’un sorularını yanıtlayan Bauer, yasanın hazırlanması sırasında “çok dikkatli” hareket edildiğini, öncesinde çok sayıda veli toplantısı ve uzman görüşmesi yapıldığını söyledi.

Bakan, “Birkaç yıl önce Anayasa Mahkemesi’nin eleştirilerini dikkate aldık. Bu nedenle yasaya eşlik eden önlemler de bulunuyor” dedi.

Bauer’e göre düzenlemenin temel amacı çocukların yararını korumak ve bu ilke, ebeveynlerin dini eğitim hakkından daha ağır basıyor.

Yasağın ihlal edilmesi halinde başörtüsü takan kız çocuklarının değil ebeveynlerin yaptırımla karşı karşıya kalacağını vurgulayan Bauer, “Para cezası uygulanırsa bu ebeveynlere yöneliktir. Çünkü söz konusu olan reşit olmayan çocuklardır ve çocuklardan ebeveynler sorumludur” dedi.

Yeni düzenlemeye göre tekrarlanan ihlallerde idari ceza süreci başlatılabiliyor ve sonuçta 150 ile 800 avro arasında para cezası uygulanabiliyor.

“Başörtüsü kişilik gelişimini güçlü biçimde etkiliyor”

Wolf’un, yasanın kız çocuklarının kendi kararlarını verme hakkını nasıl güçlendireceğini sorması üzerine Bauer, “Bir kız başörtüsü taktığı anda görünmez oluyor” dedi. Bakan, spor veya yüzme derslerine katılmama gibi durumları buna örnek gösterdi.

Bauer ayrıca 14 yaş altındaki çocukların dini açıdan henüz kendi kararlarını verme yaşına ulaşmadığını savundu. Anne, büyükanne veya sosyal medya fenomenlerinin etkisiyle kız çocuklarında, başörtüsü takmadıkları takdirde “iyi bir Müslüman olmadıkları” düşüncesinin yerleşebileceğini söyledi.

Bunun, örneğin okulda kipa takmasına izin verilen Yahudi bir erkek çocuğunun durumundan farklı olduğunu savunan Bauer, “Diğer dini sembollere de baktık. Hiçbirinin kız çocuklarında başörtüsü kadar kişilik gelişimi üzerinde güçlü bir etkisi yok” dedi.

Bauer, bu değerlendirmeye psikologlarla yapılan çok sayıda görüşme sonucunda ulaşıldığını belirtti.

“Siyasal İslam yasağı” için “yasal boşluk” gerekçesi

Programın ilerleyen bölümünde Wolf, hükümetin planladığı “siyasal İslam yasağı”nı gündeme getirerek Bauer’e düzenlemenin somut olarak hangi sorunu çözmeyi amaçladığını sordu.

Bauer, Avusturya’da bu konuda bir “yasal boşluk” bulunduğunu savundu. Bakan’a göre mevcut durumda bir kişinin “halifelik kurulmasını ve bunun sonucunda cumhuriyet ile hukuk devletinin ortadan kaldırılmasını” talep etmesi mümkün.

Bauer, planlanan düzenlemeye duyulan ihtiyacı bu gerekçeyle açıklarken, ifade özgürlüğünün de sınırları olduğunu savundu. Bakan, “İfade özgürlüğü, demokrasiye karşı çıkıldığı, hukuk devletinin içinin boşaltıldığı ve ülkenin adım adım İslamlaştırılmaya çalışıldığı yerde sona erer” dedi.

Avusturya’da “Siyasal İslam” için yasak hazırlığı: Hukuki sınır nerede çizilecek?
Avusturya’da Entegrasyon Bakanı Claudia Bauer, Başbakan Christian Stocker’in gündeme getirdiği yasağa ilişkin öneriyi SPÖ ve NEOS’a sunmaya hazırlanıyor. NEOS hukuken uygulanabilir bir tanım isterken FPÖ kendi teklifinin yıllardır masada olduğunu öne sürüyor

Wolf bunun üzerine Bauer’in “devlet için tehlikeli ideoloji” yaklaşımını aşırı sağcı Identitäre örneğine taşıdı ve aynı mantıkla bu tür oluşumların da yasaklanması gerekip gerekmediğini sordu.

Bauer önce, “Her türlü aşırıcılık toplumumuz için zehirdir” yanıtını verdi.

Wolf’un ardından doğrudan “Identitäre yasaklanmalı mı?” diye sorması üzerine Bauer, “Birlikte yaşamımız ve demokrasimiz açısından tehlike oluşturuyorlarsa bunu konuşmamız gerekir, evet” dedi.