VİYANA (HJ) – Avusturya’da Entegrasyon Bakanı Claudia Bauer’in (ÖVP), üzerinde çalışılan “siyasal İslam” yasağının Avusturya İslam Cemaati’ni (IGGÖ) de kapsayabileceğini söylemesiyle başlayan tartışma sürüyor. SPÖ ve NEOS’un mesafeli yaklaştığı açıklamaya IGGÖ çatısı altındaki 10 İslami cemaat de ortak bildiriyle tepki gösterdi.
Bauer, cumartesi günü yayımlanan APA röportajında olası yasağın IGGÖ’yü de etkileyip etkilemeyeceği sorusuna, “Bunun ihtimal dışı olduğunu düşünmüyorum” yanıtını vermişti.
“Siyasal İslam” konusunda asıl güçlüğün, bunun “yerleşik kurumların içinde de yavaş yavaş yayılmış olması” olduğunu savunan Bauer, IGGÖ’den sınırın nerede olduğuna ilişkin açık bir tutum ortaya koymasını istemişti. Bakan ayrıca cemaatin radikalleşme ve aşırıcılığa karşı alınan önlemler konusunda geçmişte “çok az şey yaptığını ya da hiçbir şey yapmadığını” ileri sürmüştü.
Bauer: “IGGÖ’nün yasaklanması hiçbir şekilde gündemde değil”
Bauer, pazar günü yayımlanan Ö1 röportajında ise önceki açıklamasını yumuşattı. “IGGÖ’nün yasaklanması hiçbir şekilde gündemde değil” diyen Bakan, cemaatin farklı İslami kuruluşların temsilcilerinden oluştuğuna dikkat çekti.
Bauer’e göre bu kuruluşlardaki bazı kişiler radikal görüşlere sahip olabilir ve böyle durumlarda söz konusu kişilere karşı harekete geçilmesi gerekiyor.
10 kurumdan ortak tepki
IGGÖ çatısı altındaki 10 kurum ise yasal olarak tanınmış ve Avusturya’daki Müslümanların resmi temsilcisi olan bir dini topluluğun somut kanıt gösterilmeden yasaklanma ihtimaliyle ilişkilendirilmesinin hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmadığını bildirdi.
Ortak açıklamada “genelleyici şüpheler” reddedilirken, radikalleşmeden söz edenlerin somut olgular ve doğrulanabilir vakalar ortaya koyması gerektiği belirtildi.

Bildiriye imza atan kurumlar anayasaya, hukuk devletine ve yapıcı diyaloğa bağlı olduklarını vurgulayarak, “Ancak yasal olarak tanınmış İslam Cemaati’ne de aynı saygının gösterilmesini bekliyoruz” açıklamasında bulundu.
Aynı açıklamada aşırıcılık ve radikalleşmeyle ortak mücadeleye açık biçimde bağlılık ifade edildi. Avusturya genelinde 300’den fazla camiyi kapsayan cemaatlerin devlet kurumlarıyla iş birliği yaptığı; önleme çalışmaları, imamların eğitimi ve toplumsal birlik alanlarında yıllardır aktif katkı sunduğu belirtildi.
SPÖ: Konu hassas
ÖVP, SPÖ ve NEOS’un “siyasal İslam” yasağı konusunda hükümet içinde görüşmelerini sürdürdüğü belirtildi.
SPÖ Federal Genel Müdürü Klaus Seltenheim, partisinin siyasi veya dinî ayrım yapmaksızın her türlü aşırıcılığa karşı olduğunu söyledi. Konunun hükümet düzeyinde görüşüldüğünü belirten Seltenheim, dinî cemaatler söz konusu olduğunda meselenin hassas olduğunu ancak bu alanda da sorunlara göz yumulmaması gerektiğini ifade etti.
Bauer, APA röportajında Müslüman Kardeşler ile başka İslamcı örgütlerin yasaklanmasından da söz etmişti.
NEOS: “İslamcılıkla manşetlerle değil, eylemlerle mücadele edilir”
NEOS Meclis Grup Başkanı Yannick Shetty, partisinin Müslüman Kardeşler’e karşı daha sert önlemleri uzun süredir savunduğunu belirtti. Ancak Bauer’in ortaya attığı yasağın hukuken sağlam bir zemine oturtulması gerektiğini söyledi.
Shetty, “İslamcılıkla manşetlerle değil, eylemlerle mücadele edilir” diyerek, böyle bir yasak gündeme getiriliyorsa hukuki açıdan temiz, uygulanabilir ve yargısal denetime dayanabilecek bir düzenleme önerisinin ortaya konulmasını istedi.
Shetty, cumartesi günü yaptığı açıklamada olası bir IGGÖ yasağını “tamamen yanlış bir yol” olarak nitelendirmişti. Böyle bir talebin barışçıl biçimde dinini yaşayan ve aşırıcılıkla ilgisi bulunmayan Müslümanlarda da güvensizlik yarattığını söylemişti.
Ludwig de karşı çıktı
Viyana Belediye Başkanı Michael Ludwig (SPÖ) de siyasi aşırıcılıkla, ister İslamcı ister aşırı sağcı olsun, mücadele edilmesi gerektiğini belirtti. Ancak yasal olarak tanınmış bir dini cemaati, aşırılıkçı örgütlere karşı kullanılan araçlarla tehdit etmenin destekleyebileceği bir adım olmadığını söyledi.

IGGÖ Başkanı Ümit Vural ise kurumun yasal olarak tanınmış bir dinî cemaat olarak Avusturya devletinin güvenilir ve yerleşik bir ortağı olduğunu vurguladı. Vural, bu ortaklığın “siyasal İslam” tartışmalarıyla sürekli sorgulanması yerine güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
FPÖ’den ÖVP’ye “geri adım” eleştirisi
FPÖ Genel Sekreteri Michael Schnedlitz de tartışmaya farklı bir noktadan dahil oldu. ÖVP’yi “açıklama yapmak, geri adım atmak ve hiçbir şey uygulamamakla” suçlayan Schnedlitz, bunun partinin “siyasal İslam”la mücadeledeki yaklaşımı olduğunu savundu.
Schnedlitz, “siyasal İslam”ın mümkün olan en kısa sürede yasaklanmasını istedi ve konunun yalnızca bir “PR şovu” olarak kullanılmaması gerektiğini söyledi. Ayrıca bunu Avusturya’nın güvenliğine yönelik en büyük tehdit olarak nitelendirdi.

