DSÖ raporu: Kanser vakaları 2050’ye kadar yüzde 70 artabilir

Dünya Sağlık Örgütü’nün yeni kanser raporuna göre dünya genelinde yıllık kanser teşhisi sayısı 2050’ye kadar 35 milyona ulaşabilir. Bu, 2024’e kıyasla yüzde 70’lik artış anlamına geliyor. Başlıca nedenler arasında yetersiz önleme çalışmaları ile sigara, alkol, hareketsizlik ve aşırı kilo gibi klasik risk faktörleri gösteriliyor.

(VİYANA) HJ – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yeni kanser raporunda harekete geçilmezse 2050 yılında dünya genelinde yıllık yeni kanser vakası sayısının 35 milyona ulaşacağını açıkladı. Bu rakam, 2024 yılında kaydedilen 20,6 milyon vakayla karşılaştırıldığında yüzde 70’lik artışa işaret ediyor. DSÖ, artışın başlıca nedenleri arasında önleme çalışmalarındaki eksiklikler ile sigara, alkol, hareketsizlik ve aşırı kilo gibi klasik risk faktörlerini gösteriyor.

DSÖ uzmanı André Ilbawi, kanserle ilgili tartışmaların çoğunlukla yeni teknolojiler, yeni tedavi yöntemleri ve yeni umutlar etrafında döndüğünü, ancak bunun dünya geneli açısından tablonun tamamını yansıtmadığını belirtti. Ilbawi, “Çok fazla sayıda insan hâlâ geride bırakılıyor” dedi.

Zengin ülkelerde hayatta kalma oranı yüzde 85, yoksul ülkelerde yüzde 40

Rapora göre kanserin teşhisi ve başarılı tedavisinde ülkeler arasındaki farklar çok büyük. Meme kanserinde hayatta kalma oranı zengin ülkelerde yüzde 85’e ulaşırken, yoksul ülkelerde bu oran yaklaşık yüzde 40’ta kalıyor. Ülkelerin sadece yüzde 39’unda en azından asgari düzeyde tedaviye erişim mümkün.

DSÖ raporunda bu tabloya ilişkin, “Bu, dünya nüfusunun büyük bir bölümünün temel sağlık hizmetlerine erişimi olmadığı anlamına geliyor” değerlendirmesi yer aldı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ise “Kanser, neredeyse hepimizi etkileyen son derece kişisel bir hastalıktır. Ancak bir insanın kanserden kurtulup kurtulamaması, hiçbir zaman nerede doğduğuna veya ne kadar kazandığına bağlı olmamalıdır” dedi.

Kanser teşhisi aileleri de ağır etkiliyor

Rapora göre kanser teşhisi, hastalar ve yakınları için çoğu zaman ağır ruhsal stres ve olası mali yıkım anlamına geliyor. Raporda, “Kanser, tıbbi nedenli iflasların başlıca sebeplerinden biridir” denildi. Hastaların ve ailelerinin yarısından fazlasının şu anda felaket boyutunda sağlık harcamalarıyla karşı karşıya olduğu belirtildi.

DSÖ’ye göre dünya nüfusunun yüzde 92’si hayatı boyunca kanserle ya hasta ya da yakın aile üyesi olarak karşılaşacak.

Sigarada ilerleme var, aşırı kiloda tablo kötüleşiyor

Önleme alanında sigara konusunda belirli ilerlemeler görülüyor. 2010 yılıyla karşılaştırıldığında sigara, puro veya pipo kullananların sayısı yüzde 27 azaldı. Alkol konusunda ise uzun vadeli karşılaştırmada tablo yalnızca sınırlı ölçüde iyileşti. Aşırı kilo ve hareketsizlikte ise kötüleşen bir eğilim görülüyor.

İstatistiklere göre en yaygın kanser türleri meme, akciğer, bağırsak ve prostat kanseri olarak sıralanıyor.

Bu Makaleyi paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir