Baba Aşçı “Onu kurtarmak için Türkiye’ye getirdim. Kafası dağılır dedim. Burada da aynı türden insanları buldu. Allah rızası için duyan haber versin” dedi.

BERKAN henüz 17 ya­şında. Avusturya’nın Vorarlberg kentinden Adapazarı’na kesin dönüş ya­pan Aşçı ailesinin büyük oğlu. Ailenin, hayatlarının büyük bölümü Avusturya’da geçti. Baba Erol Aşçı, işçi olarak git­tiği Avusturya’nın Vorarlberg kentinde 43 yıl yaşadı. Kalbine pil takılınca 2008’de malulen emekli oldu. Berkan, ilkokul­dan sonra ortaokula kaydoldu. Ancak meslek lisesine gitmedi. Başlarda zamanın büyük bölü­münü evde geçirmeye başladı. İçe kapanık bir çocuktu. Sü­rekli internette dolaşıyordu. Zamanla internetten tanıştığı bazı gençlerle dışarıda da görüşmeye başladı.

Arkadaşları arasında Çe­çenler, Bosnalılar ve Türk­ler vardı. Neredeyse tümü, bir örnek giyinen bir örnek sakal bırakan yüzünde tüyleri yeni bitmiş İslamcı gençlerdi.

ŞEHİT OLMAK İSTİYORUM

Berkan bu süreçte olduk­ça değişti, ailesini kafirlikle suçlamaya başladı. Anne Sevinç Aşçı’ya göre ‘Bana para lazım değil, okul lazım değil; cihada gideceğim. Şehit olmak istiyorum’ demeye başladı. Din üzerine konuştuğu zaman ailesine “Siz kafirsiniz” diyordu. Din konularında fikirlerine karşı gelince ailesine öfkeleniyordu. Ailesine göre namaz kılma şekli bile değişti.

Erol Aşçı, oğlunu ‘kurtarmak’ için Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. Aile Adapazarı’na yer­leşti. Berkan, bir mobilyacının yanında işe başladı. Baba Aşçı, bir süre sonra oğlunun internet üzerinden yeni arkadaşlar edindiğini öğrendi. Bu arkadaşlar da Avusturya’daki gibi İslamcı gençlerdi. 29 Ekim’de ise ailesine “Ar­kadaşıma gidiyorum” diyerek evden çık­tı. Yanında gri bir Adidas sırt çantası ve sarı renkli tableti vardı. O günden bu yana da Berkan’dan haber alınamadı. Oğlu dönmeyince baba, polise gitti; eşkalini verdi.

Oğlunun bulunmasını isteyen Erol Aşçı, “Kurtarmak için getirdim. Kafası dağılır dedim. Burada da aynı türden insanları buldu. Avus­turya’dan mı bağlantı verdiler, burada mı buldu bilmiyorum. Cihat diyor; ama Suriyeliler bu tarafa kaçıyor, bizimki oraya gidiyor. Çocuğumu ne olursa olsun geri istiyorum. Onun bize, bizim ona ihtiyacımız var” dedi. Aşçı, son çare olarak oğlunun vatandaş olması sebebiyle Avusturya Konsolosluğu’na da başvuracağını açıkladı.