VİYANA (HJ) – Viyana, Aşağı Avusturya ve Burgenland’da yeni eğitim yılının başlamasıyla birlikte okullarda önemli değişiklikler devreye giriyor. En çok tartışılan düzenlemelerden biri, 14 yaşından küçük kız öğrencilerin okullarda İslami geleneklere göre başı örten başörtülerini kullanmasının yasaklanması.
Yasak hem devlet okullarında hem de özel okullarda geçerli olacak. Okul dışındaki okul etkinlikleri ve evde eğitim ise düzenlemenin istisnaları arasında yer alıyor.
Başörtüsüyle okula gelen bir öğrenciden öğretmenlerin başörtüsünü çıkarmasını istemesi gerekiyor. Öğrencinin buna uymaması halinde okul yönetimi öğrenci ve velileriyle görüşecek. İhlallerin devam etmesi durumunda Eğitim Müdürlüğü sürece dahil edilecek ve idari para cezası prosedürü başlatılabilecek.
Son aşamada 150 ile 800 avro arasında para cezası uygulanabilecek. Kaynağa göre bu cezaların birden fazla kez verilmesi de mümkün.
Düzenlemenin yeniden Anayasa Mahkemesi’ne taşınması bekleniyor
İlkokullarda benzer bir başörtüsü yasağı 2020 yılında Anayasa Mahkemesi (VfGH) tarafından iptal edilmişti. Mahkeme o dönemde yalnızca Müslümanları hedef alan bir düzenlemenin devletin dinî tarafsızlığı ilkesiyle bağdaşmadığı sonucuna varmıştı.
Yeni düzenlemeye karşı henüz yürürlüğe girmeden yapılan bir başvuru da kısa süre önce reddedildi. Mahkeme, gelecekte ceza uygulanması ihtimalinin düzenleme yürürlüğe girmeden hukuki sonuç doğurduğunun kabul edilmesi için yeterli olmadığına hükmetti. Ancak başvurunun esasına ilişkin bir değerlendirme yapılmadı.
Bu nedenle düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından konunun yeniden Anayasa Mahkemesi önüne gelmesi bekleniyor. Avusturya İslam Cemaati (IGGÖ), düzenlemenin Ulusal Meclis’te kabul edilmesinin ardından yasaya itiraz edeceğini daha önce duyurmuştu. IGGÖ tarafından hazırlatılan hukuki görüşte de yeni düzenlemenin dinî ve dünya görüşüne ilişkin tarafsızlık ilkesini ihlal ettiği savunuluyor.
Uzaklaştırılan öğrencilere zorunlu destek
Yeni eğitim yılındaki bir diğer önemli değişiklik, okuldan geçici olarak uzaklaştırılan öğrencileri kapsıyor. Bu öğrenciler için artık zorunlu destek programı uygulanacak ve her çocuk için bağlayıcı bir destek planı hazırlanacak. Velilerin de sürece katılması öngörülüyor.
Uzaklaştırma süresinin dört gün veya daha fazla olması halinde öğrenciler yalnızca okuldan uzak tutulmayacak. Yeniden okula uyum sağlamaları amacıyla haftada 10 saate kadar psikososyal çalışmalara veya okul içinde ya da dışında yürütülen projelere katılacaklar.
Buna ek olarak öğrencilerin sınıflarına döndüklerinde derslerden geri kalmamaları için en fazla 10 saat eğitim verilecek.
Eğitim Bakanı Christoph Wiederkehr, oluşturulan günlük programın öğrencilerin uzaklaştırma dönemini alışveriş merkezlerinde veya parklarda geçirmesini önlemeyi amaçladığını belirtti. Programlarda özellikle okul sosyal hizmetleri ve okul psikolojisinden uzmanların yer aldığı çok disiplinli ekipler görev yapacak; ihtiyaç halinde uygun dış kuruluşlardan da destek alınabilecek.
Almanca eğitiminde okullara daha fazla yetki
Almanca desteğinde de sistem değişiyor. Bir okulda sekiz veya daha fazla olağanüstü statüde öğrenci bulunması halinde ayrı Almanca destek sınıfları veya grupları oluşturma zorunluluğu kaldırıldı.
Okulların yarısından biraz fazlası yeni eğitim yılında bunun yerine öğrencilerin sınıf içinde Almanca öğrenmesini sağlayan, okulun kendi belirlediği modelleri uygulayacak.
Öğrencilerin olağanüstü statüde olup olmadığını belirleyen MIKA-D testinde de değişiklik yapıldı. Tüm derslerde olumlu değerlendirme alan ve sınıf ya da okul kurulunun başarı beklentisini olumlu değerlendirdiği öğrenciler, MIKA-D sonucunda Almancaları “yetersiz” düzeyde değerlendirilse bile bir üst sınıfa geçebilecek.
Aynı uygulama ilkokuldan ortaokula geçişte de geçerli olacak. MIKA-D sonucunda Almanca seviyesi en düşük kategoride değerlendirilen öğrencilerin ise sınıfı tekrar etmesi gerekecek.
400 okula ek personel desteği
Yeni eğitim yılında 400 okul, “Chancenbonus” kapsamında ek personel kaynaklarından yararlanacak. Daha fazla öğrencinin desteğe ihtiyaç duyduğu ilkokul ve ortaokullara öğretmenlerin yanı sıra okul psikologları, sosyal hizmet uzmanları, tiyatro, müzik ve dans eğitmenleri ile disleksi ve diskalkuli alanlarında çalışan uzmanlar sağlanabilecek.
Programa katılan 400 okul, hangi alanlarda personele ihtiyaç duyduğuna kendisi karar verecek. Toplamda yaklaşık 800 tam zamanlı personele karşılık gelen ek kaynak ayrılmış durumda.
Dokuzuncu sınıftan itibaren okulu bırakma riski bulunan öğrenciler için de zorunlu “perspektif görüşmeleri” yapılacak. Öğrenci, velisi ve güvendiği bir öğretmenin katılacağı görüşmelerde okulu bırakma nedenleri ve öğrencinin önündeki diğer eğitim seçenekleri ele alınacak.
Okullara ilişkin veriler kamuoyuna açılacak
En az 15 sınıfı bulunan okullarda yönetimin iş yükünü azaltmak amacıyla orta kademe yönetim sistemi oluşturulacak. Daha küçük okullarda uygulamanın 2027’de başlaması planlanıyor. Okul başına en fazla dört öğretmen idari, pedagojik veya koordinasyon görevleri üstlenebilecek ve bu görevler karşılığında ders yükleri azaltılacak.
Ekim ayında ayrıca ilk kez okul bazındaki bazı veriler kamuoyuyla paylaşılacak. iKM PLUS bireysel yeterlilik ölçümü ve merkezi lise bitirme sınavı gibi başarı verileri ise öğrenci yapısı dikkate alınarak karşılaştırmalı biçimde yayımlanacak.
İlk olarak ilkokullara ilişkin verilerin sonbaharda açıklanması, diğer okul türlerine ait verilerin ise eğitim yılı içinde yayımlanması öngörülüyor.