(VİYANA) HJ – Avusturya’nın ilk liberal dışişleri bakanı olan Beate Meinl-Reisinger, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşta büyük kayıplar verdiğini belirterek, “Bir noktadan sonra Rusya’da tabutlar yığıldığında bu savaşı sürdüremeyecekler” değerlendirmesinde bulundu.
Welt am Sonntag gazetesine konuşan Meinl-Reisinger, savaşın sadece cephede değil, ekonomik cephede de Kremlin’i zorladığını söyledi.
“Putin için zaman daralıyor”
Meinl-Reisinger, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in barış arayışında olmadığını, aksine savaşı daha da sertleştirerek sürdürdüğünü belirtti.
“Eğer barış isteseydi, silah bırakma görüşmeleri başlatırdı” diyen Meinl-Reisinger, Putin’in geçmişte ABD’den büyük tavizler aldığına da dikkat çekerek, “Trump, Kırım’ı ve Ukrayna’nın doğusundaki bölgeleri adeta gümüş tepside sundu, NATO üyeliği ihtimalini de dışladı. Ama Putin yine de saldırılarını durdurmadı.” yorumunda bulundu.
Ukrayna’nın ise barıştan yana olduğunu vurgulayan Meinl-Reisinger, “Putin kaybediyor; hem cephede hem de ekonomik olarak. Bu yüzden savaşı giderek daha acımasız yürütüyor” ifadesini kullandı.
“İsrail, dostlarının uyarılarını ciddiye almalı”
Geçtiğimiz günlerde Orta Doğu’da temaslarda bulunan Meinl-Reisinger, İsrail’in güvenliğini desteklediklerini, ancak Gazze’deki insani durumun artık kabul edilemez bir noktaya geldiğini belirtti.
Konuşmasında, “İnsani uluslararası hukuk Gazze’de tamamen uygulanmalı” diyen Meinl-Reisinger, İsrail hükümetine bu konuda net bir mesaj ilettiklerini söyledi.
Avusturya’nın, Almanya ve ABD’nin dışında kaldığı bir grup ülkeyle birlikte Gazze’de çatışmaların sona ermesini talep ettiğini hatırlatan bakan, kalıcı barış için iki temel koşulun altını çizdi: “İsrailli rehinelerin serbest bırakılması ve Hamas’ın terör faaliyetlerine son verilmesi.”
“Avusturya’nın güvenliği için tarafsızlık yeterli değil”
Güvenlik politikası konusundaki soruları da yanıtlayan Meinl-Reisinger, Avusturya’nın tarafsızlık politikasının mutlak bir koruma sağlamadığını öne sürerken, “Sadece tarafsızlıkla güvende olamayız. Kendimizi savunmak için hem yatırımlara hem de uluslararası ortaklıklara ihtiyacımız var” dedi.
Ülkesinin Avrupa Birliği aracılığıyla zaten ciddi bir güvenlik şemsiyesi altında olduğunu hatırlatan Meinl-Reisinger, NATO üyeliği için şu anda ne parlamentoda ne de halk nezdinde yeterli destek olduğunu ancak bu konuda kamuoyunda açık bir tartışma yürütülmesinden yana olduğunu belirtirken, “Dünya değişti. Bu değişime gözlerimizi kapatamayız.” dedi.