Gewessler: “Ülkeyi mücadele etmeden Kickl’e bırakmayacağım”

Yeşiller Genel Başkanı Leonore Gewessler, partisinin Cumartesi günü Graz’da toplanacak kurultayı öncesinde adalet vurgusunu öne çıkardı. Gewessler, FPÖ’nün iktidara gelmesine karşı duracaklarını söylerken, Yeşiller’i yalnızca FPÖ’ye değil, ÖVP ile SPÖ’nün “çöküşü idare eden” siyaset anlayışına da alternatif olarak konumlandırdı.

© Parlamentsdirektion/Johannes Zinner

(VİYANA) HJ – Yeşiller Genel Başkanı Leonore Gewessler, partisinin Cumartesi günü Graz’da yapılacak kurultayında adalet meselesini merkeze koyacak.

“Daha adil, daha zor değil” sloganıyla toplanacak kurultay öncesinde Avusturya Haber Ajansı APA’ya konuşan Gewessler, pek çok insanın artık yalnızca süper zenginler için siyaset yapıldığı hissine kapıldığını söyledi. FPÖ’nün iktidara gelmesine karşı duracağını belirten Gewessler, Yeşiller’i, hükümet partileri ÖVP ve SPÖ’de gördüğü kabullenmişliğin karşı kutbu olarak tanımladı.

“Bu yola, ülkeyi mücadele etmeden Herbert Kickl’e bırakmak istemediğim için çıktım.” diyen Gewessler, FPÖ’nün, insanların ülkenin kötüye gittiğinden korktuğu dönemlerde anketlerde yükselen bir “iş modeli” izlediğini savundu. Bu modele karşı daha iyi ve daha adil bir Avusturya için mücadele etme iradesini koyduklarını söyleyen Gewessler, partisinin somut önerileri bulunduğunu belirtti. Zenginlere yönelik vergi, hayat pahalılığıyla mücadele, toplu taşıma ücretlerine fiyat freni, şirket araçlarına tanınan vergi ayrıcalığının kaldırılması ve kadınlara daha fazla özgürlük alanı açılması bu öneriler arasında yer aldı.

- Anzeige -

Bir yıl önce genel başkanlığa seçilmesinden bu yana insanları dinlemeyi ve onların siyaset tarafından nerede yalnız bırakıldığını görmeyi kendisine hedef koyduğunu anlatan Gewessler, “Tam da bu insanlar için buradayız.” dedi. Gewessler, “FPÖ’lü yıkıcılara karşı bir şey koymak isteyen ve bu hükümetin ‘çöküşü idare etme’ anlayışından memnun olmayan herkes için Yeşiller bir alternatiftir.” ifadelerini kullandı.

“SPÖ’yü kollamak adalet duygusunu geri getirmez”

Yeşiller’in bu süreçte, servet vergisi gibi konularda doğal müttefiki sayılabilecek SPÖ ile de karşı karşıya gelmesini savunan Gewessler, SPÖ Genel Başkanı Andreas Babler’in hükümete girerken bu konuyu rafa kaldırdığını söyledi. Gewessler, “Bu ülkede hiç kimse, Yeşiller SPÖ’ye yumuşak davranırsa SPÖ’nün adalet duygusunu yeniden bulacağına inanmıyor.” dedi.

Gewessler, ÖVP’yi de sorumluluğa çağırdı. Ekonomi Bakanı Wolfgang Hattmannsdorfer’in, yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandıracak yasa konusunda “harekete geçmesi” gerektiğini belirten Gewessler, eyaletlerin örneğin rüzgâr enerjisi yatırımlarının önünü kesememesi gerektiğini ifade etti. Gewessler, “Avusturya’nın enerji güvenliği bir Karintiya Eyalet Başbakanı’nın estetik anlayışına bağlı olamaz.” dedi ve bu anlayışın ayrıca yanlış olduğunu savundu.

ÖVP’nin aile politikasındaki çizgisini de eleştiren Gewessler, ÖVP’li Bakan Claudia Bauer’in kadınları çocuk yapmaya çağırdığını, ancak yeterli kreş yeri bulunmadığını hatırlattı.

“Çocuklarımız bunun bedelini kat kat ödeyecek”

Tüm bu tartışmalar arasında çevre konularını da geri planda bırakmak istemediklerini söyleyen Gewessler, “Yeşiller olmadan iklim koruması olmaz” seçim sloganının acı biçimde doğrulandığını savundu. Hükümetin yeni bir doğal gaz sahasının açılışına tam kadro katılmasını, otoyol projelerini betonlaşma pahasına ilerletmesini ve bütçede iklim korumasından köklü kesinti yapmasını eleştiren Gewessler, bunun bedelini “çocuklarımızın ve torunlarımızın iki, üç kat ödeyeceğini” söyledi.

Toprak korumasının da artık gündemde olmadığını belirten Gewessler, “Bu gidişle ‘tarlalar ülkesi’ tanımı yakında geride kalır; ülke otoparklar ve beton çölüne dönüşür.” dedi. Gewessler, “Bu konuda da sessiz kalmayacağız.” ifadelerini kullandı.

“Sorumluluğu seve seve üstlenirim”

Yeşiller’in bugünkü tasarrufların birçoğundan, hükümet ortağıyken büyük harcamalara imza attığı için sorumlu olduğu yönündeki eleştiriyi Gewessler bir kez daha kabul etmedi. Gewessler, bir yandan çoklu krizlerle mücadele etmek zorunda kaldıklarını, öte yandan o dönem maliye bakanlığının ÖVP’de olduğunu hatırlattı.

Kendi adına ise ısıtma sistemlerinin dönüşümü, fotovoltaik sistemler ve elektrikli araçlar için destek ödemeleri yapılmasını sahiplendi. Gewessler, bu adımlarla ülkeyi “Donald Trump’ın ya da herhangi bir İranlı mollanın çılgınlıklarına” karşı daha bağımsız hale getirdiklerini söyledi.

Gewessler, “Bunun sorumluluğunu seve seve üstlenirim. Çünkü parmağı başkalarına doğrultmayı belki Wolfgang Hattmannsdorfer ya da Andi Babler yapar; ama bu benim siyaset yapma tarzım değil.” dedi.

Gözler Graz ve Yukarı Avusturya seçimlerinde

Partisini önümüzdeki seçimlere hazır gören Gewessler, Haziran sonundaki Graz Belediye Meclisi seçimini örnek gösterdi. Gewessler’e göre Graz’da, “yeşil siyasetin yerelde ne kadar hissedilir hale geldiği” görülüyor. Daha fazla yeşil alan, yeni toplu taşıma hatları ve kent yaşamı için daha fazla alan açılması bunun örnekleri arasında yer alıyor.

2027’deki Yukarı Avusturya Eyalet Meclisi seçiminde ise FPÖ’yü rakip olarak gösteren Gewessler, hem ÖVP’nin hem de SPÖ’nün bu partiyle koalisyon kurmak istediğini savundu. FPÖ’nün Yukarı Avusturya’daki önde gelen ismi Manfred Haimbuchner’i eyalet başbakanı olarak görmek istemeyenlere bir alternatif sunduklarını belirten Gewessler, “Manfred Haimbuchner’i eyalet başbakanı olarak istemeyenin bir alternatifi var; onun adı Stefan Kaineder.” diyerek Yeşiller’in baş adayını öne çıkardı.

Gewessler, “eski düşünce kalıplarına saplanmış ve görünüşe göre artık yalnızca kendi kadrolarını kayırmaya odaklanmış” bir ÖVP ile, tarihsel başarıları bulunan ancak dinamizmden ve yeni fikirlerden yoksun, en çok da kendisiyle meşgul bir SPÖ’nün yanında Yeşiller için “tarihsel bir görev” bulunduğunu söyledi. Gewessler, “İşte burada biz Yeşiller bir alternatifiz. Bunun için mücadele etmeye, bunun için koşmaya her gün elimden gelenin en iyisini vereceğim.” diye konuştu.

Bu Makaleyi paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir