(VİYANA) HJ – Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Avusturya’ya gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında yoğun bir diplomatik program yürüttü.
Fidan, temasları çerçevesinde Avusturya Başbakanı Christian Stocker tarafından kabul edilirken, ardından Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger ile bir araya geldi. Görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler kapsamlı şekilde ele alındı.
Fidan, basın toplantısında yaptığı açıklamada, mevkidaşına ev sahipliği dolayısıyla teşekkür ederek gün boyunca gösterilen dikkat çekti. Son dönemde iki ülke arasında temasların yoğunlaştığını belirten Fidan, son altı ayda birden fazla kez bir araya geldiklerini ve düzenli görüşmeler sayesinde hem ikili hem de bölgesel konularda koordinasyon sağladıklarını ifade etti.
Antalya Diplomasi Forumu kapsamında da temasların sürdüğünü hatırlatan Fidan, bu diyalogun işbirliğini güçlendirdiğini dile getirdi.
Geniş gündem: ticaret, göç ve güvenlik
Görüşmelerde ticaret ve yatırım başta olmak üzere düzensiz göç, terörle mücadele ve konsolosluk konularının ele alındığını aktaran Fidan, özellikle göç alanında iki ülke arasında işleyen bir işbirliği bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin bu alanda önemli bir tecrübe kazandığını vurgulayan Fidan, Suriyeli göçmenlerin durumunun Suriye’de istikrarın sağlanmasıyla yakından bağlantılı olduğunu belirterek bu çerçevede fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi.
Suriye’de son dönemde ortaya konan yönetim yaklaşımının hem göçle mücadele hem de bölgesel istikrar açısından önemli olduğunu dile getiren Fidan, Avusturya’daki Türk toplumunun siyasi, sosyal ve ekonomik hayata katkılarına da değindi.
AB süreci ve ekonomik ilişkiler
Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine de değinen Fidan, Ankara’nın üyelik hedefinde bir değişiklik olmadığını vurguladı. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve vize serbestisi gibi başlıklarda çözüm arayışlarının sürdüğünü belirten Fidan, Avrupa’nın rekabet gücünü artırmaya yönelik girişimlere Türkiye’nin dahil edilmesinin tedarik zincirleri açısından önem taşıdığını ifade etti.
Avusturya’dan bu konularda destek beklediklerini dile getiren Fidan, iki ülke arasında ulaştırma ve enerji başta olmak üzere bağlantısallık alanında önemli bir potansiyel bulunduğunu söyledi. Orta Koridor ve Üç Deniz Girişimi kapsamında Avrupa ile Asya arasındaki bağlantıların güçlendirilmesine yönelik başlıkların da görüşüldüğünü aktardı.
Bölgesel krizler gündemde
Fidan, Gazze’deki gelişmelerin de ele alındığını belirterek barış planının öngörüldüğü şekilde ilerlemesinin önemine dikkat çekti. Tarafların ortaya koyacağı çabanın belirleyici olacağını ifade eden Fidan, ihlallerin önlenmesinin sürecin ilerlemesi açısından kritik olduğunu dile getirdi. Gazze ve Batı Şeria’daki durumun bölgesel istikrarsızlığı artırdığına işaret eden Fidan, bunun enerji güvenliği ve göç üzerinde de etkileri olduğunu söyledi.
Lübnan’daki gelişmelere de değinen Fidan, İsrail’in askeri faaliyetleri sonucunda çok sayıda kişinin yerinden edildiğini hatırlatarak bu durumun yeni göç hareketlerine yol açabileceğini belirtti. Bu çerçevede uluslararası baskının artırılması gerektiğini ifade etti.
Rusya-Ukrayna savaşı konusunda Türkiye’nin diplomatik çabalarına dikkat çeken Fidan, Ankara’nın müzakerelere çeşitli düzeylerde ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Türkiye’nin arabuluculuk rolünü sürdürdüğünü belirten Fidan, bu yöndeki çabalara destek vermeye devam edeceklerini dile getirdi.
İran ile ABD arasındaki müzakerelere de değinen Fidan, sürecin sonuçlanmasının önemine işaret ederek enerji ve tedarik alanlarında yaşanan sorunların çözümü açısından bu görüşmelerin kritik olduğunu ifade etti. Taraflarla temasların sürdüğünü belirten Fidan, ateşkesin korunmasının öncelikli olduğunu vurguladı.
Enerji ve bağlantısallık vurgusu
Enerji alanındaki işbirliği potansiyeline dikkat çeken Fidan, Türkiye’nin enerji altyapısının Avrupa açısından önemli bir rol oynayabileceğini belirterek, “Türkiye giderek hem bir geçiş güzergahı hem de bir merkez olma durumunda.” ifadesini kullandı. Mevcut kapasitenin daha etkin kullanılmasıyla Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı sağlanabileceğini dile getirdi.
Avrupa ile Türkiye arasında geniş bir işbirliği alanı bulunduğunu ifade eden Fidan, tarafların bu potansiyeli hayata geçirmesi gerektiğini belirterek ilişkilerin daha ileri seviyeye taşınmasının önemine işaret etti.
Meinl-Reisinger: Ekonomi işbirliğinin temel kaldıraç
Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger de görüşme sonrası yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile işbirliğinin Avrupa’nın güvenliği, istikrarı ve refahı açısından belirleyici olduğunu ifade etti. Son yıllarda sürdürülen yapıcı işbirliğinin daha da derinleştirileceğini belirten Meinl-Reisinger, ortak gücün temel unsurlarından birinin ekonomi olduğunu vurguladı.
İkili ilişkilerde özellikle altyapı, yeşil teknolojiler ve araç sektörlerinde önemli bir potansiyel bulunduğunu dile getiren Meinl-Reisinger, Türkiye’nin Avusturyalı şirketler için hem doğrudan işbirliği hem de bölgesel yatırımlar açısından fırsatlar sunduğunu söyledi.
Göç ve Türkiye’nin rolü
Meinl-Reisinger, Suriyeli mültecilerin gönüllü geri dönüşü konusunda Türkiye ile işbirliğinin önemine dikkat çekerek Türkiye’nin uzun yıllardır çok sayıda Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Bu kapsamda Avrupa düzeyinde Türkiye’ye sağlanan mali desteğin sürdürülmesini savunduklarını ifade etti.
Suriye’de sivil halk için yaşam koşullarının iyileştirilmesinin geri dönüşler açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Meinl-Reisinger, bu doğrultuda perspektif oluşturulmasının öncelikli olduğunu dile getirdi.
Türkiye’nin arabuluculuk kapasitesi
Jeopolitik gelişmelere de değinen Meinl-Reisinger, Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki durumun görüşmelerde ele alındığını belirtti. Türkiye’nin düzensiz göçle mücadelede önemli bir ortak olduğunu ifade eden Meinl-Reisinger, bölgesel istikrarın Avusturya üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Türkiye’nin uluslararası krizlerde üstlendiği role ilişkin değerlendirmede bulunan Meinl-Reisinger, “Türkiye’nin farklı kriz ve çatışmalarda arabuluculuk kapasitesini düzenli olarak ortaya koymasını ve bu yolla barış ve güvenliğe katkı sağlamasını takdir ediyoruz.” ifadelerini kullandı.