VİYANA (HJ) – Avusturya’daki Karl Landsteiner Özel Üniversitesi ile Kanada’daki çeşitli üniversitelerin yürüttüğü uluslararası araştırma, çocuklarda gıda alerjisi riskinin erken yaşlarda değişebildiğini gösterdi. Araştırmaya göre, bir gıdaya karşı yapılan alerji testinin pozitif çıkması, çocuğun mutlaka o gıdaya karşı alerji geliştireceği anlamına gelmiyor.
Krems kentindeki Karl Landsteiner Özel Üniversitesi araştırmacılarının da katıldığı çalışmada, çocukların yaşamlarının ilk yıllarında belirli gıdalara karşı geliştirdikleri duyarlılığın zaman içinde nasıl değiştiği incelendi. Sonuçlar, bazı duyarlılıkların kendiliğinden ortadan kalkabildiğini, bazılarının ise kalıcı alerjiye dönüşme eğiliminde olduğunu ortaya koydu.
Araştırmayı başlatan Karl Landsteiner Özel Üniversitesi araştırmacısı Thomas Eiwegger, bulguların çocuklarda alerji gelişimini önlemeye yönelik önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Eiwegger, bazı alerji testlerinin ilerleyen yıllarda yeniden negatif çıkabildiğini, bunun da belirli duyarlılıkların çocuk büyüdükçe ortadan kalkmasından kaynaklandığını ifade etti.
Yer fıstığı ve susam alerjileri daha kalıcı
Araştırmada, çocukların yaşları ilerledikçe pozitif kalmaya devam eden alerji testlerinin erken tedavi açısından özellikle önemli olduğu belirlendi.
Eiwegger, yer fıstığı, kaju, fındık ve susamın çocukluk döneminde kendiliğinden kaybolma olasılığı daha düşük olan gıda alerjileri arasında bulunduğunu söyledi. Buna karşılık yumurta akı ve süte yönelik alerji testlerinin çocuklar büyüdükçe daha sık negatife döndüğü görüldü.
Araştırmacılara göre bu farklılık, gelecekteki çalışmaların ve tedavi yaklaşımlarının hangi gıda alerjilerine öncelik vermesi gerektiği konusunda önemli bir gösterge oluşturuyor.
Eiwegger, özellikle yer fıstığı, susam veya sert kabuklu yemişlere karşı pozitif alerji testi bulunan çocuklarda tedaviye mümkün olduğunca erken başlanmasının önemini vurguladı. Bu tür alerjilerin yaş ilerledikçe kendiliğinden ortadan kalkma eğiliminin düşük olduğunu belirtti.
Üç yaşından önce tedavide yüzde 75 ila 80 başarı şansı
Araştırmacılar, bağışıklık sisteminin alerjiye yol açan maddelere aşamalı olarak alıştırılmasını amaçlayan duyarsızlaştırma tedavisinin, alerjinin kontrol altına alınmasında etkili olabileceğine dikkat çekti.
Eiwegger, üç yaşından küçük çocuklarda erken tedaviyle, başlangıçta pozitif alerji testi sonucu alınan gıdaların ilerleyen dönemde tüketilebilmesi için yüzde 75 ila 80 oranında bir şans bulunduğunu söyledi.
Bu bulgunun, özellikle kendiliğinden geçme olasılığı düşük gıda alerjilerinde erken müdahalenin önemini gösterdiğini ifade etti.
Kanada’da 500 anne ve çocuğun kan örnekleri incelendi
Uluslararası araştırma kapsamında Kanada’da 500 anne-çocuk çiftinden alınan kan örnekleri değerlendirildi.
Annelerden hamilelik döneminde, çocuklardan ise bir ile beş yaşları arasında kan örnekleri alındı. Çocukların birkaç yıl boyunca takip edilmesi sayesinde, erken çocukluk döneminde gıdalara karşı gelişen duyarlılığın nasıl değiştiği incelenebildi.
Araştırmacılar, uzun süreli takibin tek seferlik alerji testleriyle belirlenemeyecek değişimlerin ortaya çıkarılmasını sağladığını belirtti.