(VİYANA) HJ – Ülke genelindeki polis merkezlerine aylar boyunca benzer içerikte başvurular yapıldı. Yüksek bedelli araçlarını satan özel kişiler, satış sürecinin sorunsuz ilerlediğini, sözleşmelerin imzalandığını ve havale dekontlarının kendilerine sunulduğunu bildirdi. Ancak paranın hiçbir zaman hesaplara geçmediği, araçların ise ortadan kaybolduğu anlaşıldı.
Der Standard gazetesinin özel haberine göre soruşturma kapsamında dosyalar birleştirildikçe, iş bölümüyle hareket eden organize bir dolandırıcılık yapısı ortaya çıktı. Savcılık, bu yapı hakkında dava açtı ve iddianamede 17 mağdur ile bir milyon avronun üzerinde zarar tespit edildi. Yargılamada masumiyet karinesi tüm sanıklar için geçerli.
Sahte dekontlarla kurulan tuzak
Soruşturma bulgularına göre, ağırlıklı olarak göçmen kökenli kişilerden oluşan grup, Sırbistan’ın Šabac kentinden hareketle sanal pazar yerlerini hedef aldı. Sanıkların, özel araç satıcılarına ulaşarak lüks otomobilleri hileli yöntemlerle ele geçirdiği iddia edildi. Bu süreçte sahte profiller, paravan şirketler ve düzenlenmiş satış sözleşmeleri kullanıldı.
İddianameye göre asıl aldatma yöntemi, gerçeğe aykırı havale ve ödeme onaylarıydı. Bu belgelerle mağdurlara ödemenin yapıldığı izlenimi verildi ve araçların teslimi sağlandı. Belgelerin son derece profesyonel şekilde hazırlandığı, hatta araç tescil evraklarının ve iptal damgalarının da taklit edildiği kaydedildi.
Araçların teslim alınması kimi zaman bizzat sanıklar tarafından, kimi zaman ise “iyi niyetli” olduğu değerlendirilen çekici sürücüleri aracılığıyla gerçekleştirildi. Soruşturma birimlerine göre bu yöntem, şüphe çekmemek amacıyla özellikle tercih edildi. Araçlar kısa sürede başka platformlarda düşük fiyatlarla yeniden satışa çıkarıldı.
Kilit isim ve kayıp talimat verici
Dosyada kilit isim olarak 34 yaşındaki Sırp vatandaşı Zvorad D. öne çıkıyor. D.’nin araçları yerinde incelediği, teslim aldığı ve hızla yeniden satışa sunduğu iddia edildi. Polis ifadelerinde suçlamaları reddeden D., buna rağmen birden fazla mağdur tarafından teşhis edildi ve geçmişte benzer suçlardan mahkumiyetleri bulunduğu belirtildi.
Diğer beş sanığın ise araç teslimi, muhafazası ve satış aşamalarında rol aldığı ileri sürüldü. Soruşturma sırasında ele geçirilen cep telefonlarında, dolandırıcılıkla bağlantılı araç ve belge fotoğraflarına ulaşıldı. Sanıklardan biri, bu materyalleri “Toni” ya da “Bobi” olarak bilinen bir kişiden aldığını öne sürdü.
“Toni”nin çetenin yönlendirici ismi olabileceği değerlendirilirken, kimliğinin henüz belirlenemediği kaydedildi. Soruşturma dosyasına göre bu kişinin birden fazla telefon hattı kullandığı ve halen faal olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Sanıklar hakkında, mahkumiyet halinde üç ila on yıla kadar hapis cezası öngören suçlamalar bulunuyor.