VİYANA (HJ) – Avusturya’da havaların soğumasıyla birlikte ısınma sezonu başladı. Enerji fiyatlarında son bir yılda yaşanan artış, bu kış hanelerin ısınma giderlerinin de yükselmesine yol açabilecek. Özellikle kalorifer yakıtı ve doğal gaz fiyatlarındaki artış dikkat çekerken, yenilenebilir enerji kaynaklarında da maliyetler yükseliyor.
Avusturya Enerji Ajansından Christian Furtwängler, Avusturya İstatistik Kurumunun (Statistik Austria) belirli bir gecikmeyle yayımladığı son tüketici fiyatı verilerine göre, elektrik dışındaki neredeyse bütün ısınma kaynaklarının geçen yıla kıyasla pahalandığını belirtti.
Furtwängler, elektriğin fiyatında bir miktar düşüş görüldüğünü, diğer enerji kaynaklarının tamamına yakınında ise artış yaşandığını söyledi.
En yüksek fiyat artışı fosil yakıtlarda kaydedildi. Kalorifer yakıtının fiyatı bir yıl öncesine göre yüzde 48 yükselirken doğal gazda artış yüzde 8 oldu.
Enerji maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle hanelere mevcut tarifelerini karşılaştırmaları ve mümkün olduğunca enerji tasarrufu yapmaları öneriliyor.
Burgenland’da her üç haneden biri odun veya pelet kullanıyor
Artan enerji fiyatlarıyla birlikte yenilenebilir ısıtma sistemlerine ilgi de büyüyor. Burgenland eyaletinde ise odunla ısınma geleneksel olarak yaygınlığını koruyor.
2023 yılına ait son verilere göre Burgenland’daki hanelerin yaklaşık üçte biri odun veya pelet kullanıyor. Bu oran, Avusturya’nın diğer bütün eyaletlerinden daha yüksek.
Eyalette hanelerin yüzde 26’sı doğal gazla, yüzde 14’ü ısı pompasıyla, yüzde 12’si kalorifer yakıtıyla ve yüzde 10’u merkezi ısıtma sistemiyle ısınıyor.
Ancak yenilenebilir enerji kaynakları da fiyat artışlarından etkileniyor. Odun peletlerinin fiyatı geçen yıla göre yüzde 32 yükseldi.
Avusturya Enerji Ajansından Furtwängler, bu artışın temel nedenlerinden birinin talepteki büyüme olduğunu belirtti.
Furtwängler, odunun enerji kaynağı olarak kullanımına yönelik talebin arttığını, buna karşılık arzın aynı ölçüde genişlemediğini söyledi. Son yıllarda çok sayıda hanenin yeni odun sobası kurdurmasının da talebi artırdığını ifade etti.
Uzmanlara göre, dış piyasa koşullarına mümkün olduğunca az bağımlı olan sistemler maliyet açısından avantaj sağlayabiliyor. Bununla birlikte güneş enerjisi sistemlerinde başlangıç yatırımının da hesaba katılması gerekiyor.
Isıtma sistemi seçerken yalnızca faturaya bakılmamalı
Burgenland Yüksekokulunda Bina ve Enerji Teknolojileri eğitim programının yöneticisi Werner Stutterecker, özellikle kalorifer yakıtı ve doğal gaz fiyatlarının uluslararası enerji piyasalarındaki gelişmelere büyük ölçüde bağlı olduğunu belirtti.
Stutterecker, yenilenebilir enerjiyle çalışan ısı pompaları ve odunlu ısıtma sistemlerinin mevcut koşullarda daha düşük enerji giderleri sunduğunu söyledi.
Ancak bir ısıtma sisteminin ekonomik olup olmadığını değerlendirirken yalnızca aylık tüketim giderlerine bakılmasının yeterli olmadığını vurguladı.
Stutterecker’e göre sistemin ilk kurulum maliyeti, işletme giderleri ve kullanım ömrü boyunca ortaya çıkacak toplam harcamalar birlikte hesaplanmalı.
Yeni binalarda ısı pompası önerisi
Stutterecker, yeni bir bina yaptıracak olması hâlinde yerden ısıtmayla birlikte çalışan bir ısı pompasını tercih edeceğini belirtti.
Mevcut müstakil evlerde ise gerekli teknik koşulların sağlanması durumunda doğal gazla çalışan kombilerin hava kaynaklı ısı pompalarıyla değiştirilmesinin uygun bir seçenek olabileceğini söyledi.
Bununla birlikte her bina için aynı sistemin en iyi çözüm olmayacağına dikkat çekti.
Isıtma ihtiyacının daha yüksek olduğu yapılarda biyokütle sistemlerinin de iyi bir alternatif oluşturabileceğini belirten Stutterecker, yenilenebilir enerjiyle çalışan bölgesel ısıtma şebekelerine bağlantının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.